top of page

Üniversite Başvurusu: Gelecek İçin Bir Süreç, Bir Yolculuk, Bir Hayal

  • Berna Eryaman
  • 2 Oca
  • 2 dakikada okunur

Üniversite başvurusu telaşı çoğu zaman 12. sınıfla birlikte başlar ve yoğun bir döneme dönüşür. Oysa bu dönem yalnızca bir “sınav koşusu” değildir; gençlerin kendi yolunu fark etmeye başladığı önemli bir dönüm noktasıdır.


Bu noktaya gelmeden önce yapılması gereken en önemli şey, durup büyük resmi görmektir. Kararların “neden”i netleştiğinde, atılan adımlar da sadeleşir. Her gencin yolu benzersizdir ve atılacak adımlar, öğrencinin hayallerine, karakterine ve potansiyeline göre belirlenir.



İlk Sorulardan Biri: Türkiye mi, Yurt Dışı mı?

Bu süreçte ilk netleşmesi gereken konu şudur: Eğitim Türkiye’de mi, yurt dışında mı düşünülüyor?

Bu karar çok erken gibi görünse de aslında 9. sınıfın sonu bunun için doğru bir zamandır. Zaman çizelgesi netleştikçe dersler, sınavlar ve hazırlık adımları birbirine eklemlenir; ne kadar erken karar verilirse, o kadar rahat ve bilinçli ilerlenir.


Yurt Dışı Hedefi Varsa…

Yurt dışında eğitim hedefleniyorsa, not ortalaması işin temel taşlarından biridir. Dosyanın sürdürülebilir biçimde güçlenmesi için düzenli çalışma esastır; düşük bir not ortalaması (75 ve altı), süreci oldukça zorlaştırır. Gerçekten hayatı altüst eden özel bir durum yoksa —ki bu mutlaka belgelendirilebilir— başarıyı son seneye bırakmadan, adım adım inşa etmek gerekir.


Dersler Kadar Hayaller de Önemli

Bir yandan derslere çalışırken, diğer yandan belki de en zor soruyla yüzleşilir: “Ben ne yapmak istiyorum?”

Bu sorunun cevabını hemen bulmak zorunda değilsiniz. Hatta çoğu zaman yolda şekillenir. Merak edilen alanlara küçük denemeler yapmak, kısa programlara katılmak ve güvenilir bir yol arkadaşıyla düşünmek fayda sağlar; öğretmenler ve güvendiğiniz kişiler bu noktada çok kıymetlidir.

Üniversite tercihini arkadaş etkisi, popülerlik algısı ya da yüzeysel cazibelerle yapmak, çoğu zaman uzun vadeli memnuniyet sağlamaz.


Herkesin Yolu Kendine Özeldir

Üniversite yılları sadece “güzel vakit geçirilen” bir dönem değildir; kim olduğunuzu, neyi sevdiğinizi ve gelecekte nerede durmak istediğinizi şekillendirir.

Kimisi büyük bir şehirde, kalabalığın ve sosyal hayatın içinde kendini bulur; kimisi daha sakin kampüslerde… Her iki yol da doğrudur. Önemli olan, sizin için doğru olanı bulmaktır.


Vizyon, Hayal ve Gerçekçi Plan

Bir gencin hayal kurması çok değerlidir. Ama hayallerin, gerçekçi bir planla buluşması gerekir. İşte eğitim danışmanlığının en büyük katkısı da burada başlar: Hayalleri küçültmeden, ama ayakları yere basan bir yol çizmek.


Doğru yönlendirme, zamanında atılan adımlar ve kendini tanıma süreci birleştiğinde üniversite, tek başına bir hedef değil, hayal edilen hayata açılan bir kapı haline gelir.




 
 
bottom of page